• bir insanın kalitesini gösteren detaylar

    .
    Ancak diğer insanlarla bir araya geldiğinde, yani topluluk içerisinde belirecek özelliklerdir. Bu görüşün temeli; "senin onu bildiğini başkaları bilmiyorsa, ne bildiğinin önemi yoktur." sözüne dayanmakta. Kişinin kalitesini, topluluk içerisindeki yerine istinaden bir değerlendirmeye tabii tuttuğumuz vakit üzerinde durulması gereken pek çok alt konu çıkar. Bunlardan önemli gördüklerimden bazıları ise; bahsedilen kalitenin topluluk içerisindeki diğer bireylere katacak olduğu şeyler ve bu kalitenin(ya da farklılığın) toplum tarafından değerlendirilme biçimleri.

    Bu noktada kaliteden bahsederken, en kaliteli olanın bir öğretmen modeline bürünmemesine gayret ediyorum. Zira henüz en baştayken, belli bir arkadaş ortamı ya da topluluk hayal edip kişileri kalite bazında nitelendirdiğimizde, yapmak istediğimiz kalite tanımı için gerekli olan objektifliği kaybetmiş oluruz. Şundan bahsetmeyi gerekli görüyorum; eğer gerçek manada yararlı ya da doğrucu ve bunlara eşit olarak ikili ya da toplumsal ilişkilerde faydalı olacak türdeki kavramları kalite olarak değerlendiriyorsak, bu kaliteli kişi zaman içerisinde etrafında bulunanları da otomatik olarak kendi kalibresine çekecektir. Lakin bu durum son derece suni olduğu gibi, aslında bahsedilen topluluğun mental olarak düşünme, karşılaştırma ve sonunda eleştirel olmak kaydıyla kabulleniş/reddediş kapasitesine bağlıdır. Yani; yansıtılan farklılığın kıymeti, bunu alacak olanın tepkisi/reaksiyonu ile belirlenebilir.

    Aslında bu noktada benim önemli gördüğüm ve zaman zaman üzerine yoğunlaşma gayreti gösterdiğim bir başka olay meydana çıkıyor; kişilerin topluluklara göre kişilik eğilimleri ve mevcut toplulukta kabul gören genel kavramlara mutlak uyum sağlama gerekliliği.

    Kişinin kalitesi ve topluluğa yansıttıklarından sebeple sağlayacağı yarar/zarar konuları üzerinde hüküm kıldıktan sonra irdelenmesini gerekli gördüğüm bir diğer konu da;"mevcut farklılıkların faydalı ve doğru olsa bile, her daim kabul görmeyeceğidir." yani aslında bu konu ilerledikçe "kaliteli insanın toplum tarafından ayrıştırılması/kabullenilmesi" kavramına doğru evrildiğini söylemek gerekir. Ne kadar önemsiz ve saçma görünse de, günümüzde "yanlış internet kullanımının" yaygınlaşmasından sebeple bazı kişilik problemleri belirmektedir. Bu problemlerin en büyük getirilerinden bazıları ise, gereksiz bir özgüven, amaçsız bir hırs ve genelgeçer, kişisel özgünlükten uzak bir şekilde konular üzerinde hakimiyet kurduğunu zannetmektir.(lakin bu bahsettiğimi araştırma alışkanlığından doğan eleştirel tutum ile karıştırmayınız, bildiğini "zannetmenin getirilerinden bahsediyorum.) kişi internet üzerindeki gerek mevcut gündem, gerekse hayatın tüm dalları üzerinde edinmekte olduğu parçalar halindeki bilgi, düşünce ve görüşler sayesinde şahsi sorgulama ve eleştirme yeteneğini köreltmektedir. Bu basit örnek her ne kadar kişisel bir problem gibi görünse de, ilk başta bahsettiğim kavrama dayanmaktadır; kalite toplulukta belli oluyorsa, kalitesizlik de toplulukta belli olacaktır.

    Verilebilecek örnekler bunlarla sınırlı değil, fakat bu basit söylemlerle bazı kazanımlar sağladık;

    1)kalite hakkında basit ve kişisel bir tanım ve fikirler.

    2)bunların toplumsal toplumsal yaşantıya kazandıracaklarına dair öngörüler.

    Diğer taraftan ise bazı soru işaretleri beliriyor;

    1)kalite ve" kalitesiz" olanın yaşayacak olduğu muhtemel sorunlar/çatışmalar.

    2)her iki kutuptan doğacak olanların birbirleri tarafından "hazmedilme", kabullenme ya da doğrudan bunların bir edinim haline gelmesi.(yani kalitesiz olanın yükselmesi mümkünse, kaliteli olanın körelmesi de mümkündür.)

    Konu kişiliklerin toplumdaki var oluşunun temeline doğru evrilirken, aslında bu denli basit ve kısa ele alınmaması gerektiğini düşünüyorum, fakat yine de; günlük hayatımızdaki "selam, naber?" faslından sonra açığa çıkan spontane reaksiyonları dinç bir zihinle gözlemlemenin gerekliliğine inandığımı belirtmek isterim. Kalite konusunda bariz örnekler vermek ne kadar geçerli olur kestiremiyorum fakat şahsi yorumum isteniyorsa, ben kişilerden doğan toplumun kalitesine katkı sağlayacak olanlara şu örnekleri vermeyi uygun görüyorum;

    En basit olanı; topluluk içerisinde meydana gelen ses düzeyinin belirleyici ipuçları veriyor olması. Bir topluluk ya da topluluk içerisindeki birey, anlamsız ve rahatsız edici şekilde ses yükseltiyorsa bu noktada temkinli olmayı öngörüyorum.(aslında konuşma biçimlerini ve bunların getirilerini farklı bir başlıkta incelemek gerekir. dil, hitabet ve kelimelerin kullanımı ilişkilerin temeline büyük etkiler yansıtır. Yukarıda verdiğim örnek üzerinde durduğumuz konu için bir kuş bakışı şeklinde zuhur etmelidir, zira topluluk içerisinde meydana gelecek olan diyalogların çeşitliliği sonsuzdur.)

    Fazla ileri gitmemek kaydıyla genele yakın örnekler vermek niyetindeyim;

    Asalet fikirlerde belli olur fakat her zaman bunların gerçekleşmesi beklenmez. Bu noktada kişisel çaba gözlenmeli.

    Her türden ve her fikirden insanla mükemmel uyum sağlayan kişide büyük eksiklikler vardır. En önemlisi eleştirel olmaktan uzaklığı.

    Karşısında beliren herşeyi evetleyen ya da buna yakın seyrden samimi olamaz, kaliteden bahsediyorsak işin içinde zorluk var olmalı.

    Topluluk içerisinde her konuda söz alanı değil, dikkatli tavırlarla uygun anlarda konuşmayı tercih edeni inceleyin. Fikir paylaşımı yapmak ve eleştirel ortamı yaratmak adına kaliteli bir seçim olacağını düşünüyorum.

    Kalite adı altında hayal ettikleriniz her ne ise, sadece karşınıza gelmesini beklemeyin, ona ulaşmayı çok belli etmemek kaydıyla onun üzerine gidin.

    Ve son olarak en önemlisi; kendinizi bilin, ister kalite ister mutluluk, arzuladığınız her ne ise kendi içinizde bunlara bir tanım getirmeye gayret edin. Bu bahsettiklerim tamamen kendi düşüncelerim olmakla beraber, önemi ve doğrusallığı tartışılır. Fakat önemli olan tek şey ise, genel olarak toplumda kabul gören "kalite, efendi, güzellik vb." tarzındaki kavramları saptayıp, eleştirel açıdan inceleyerek bunların size ne kadar uygun olup olmadığına karar vermenizdir.
    11 -3 ... buongiorno principessa
  • otuz yaş üzeri kadınların yaşama sebepleri

    .
    Anne olduğu için artık çocuklarını büyütme çabası olabilir. Ya da yeni evlendiği için evliliğin tadını çıkarıp Türkiye turu da yapıyor olabilir. Bilemeyiz.
    1 -1 ... kale3112
  • ama bizim uefa kupamız var

    .
    Bir gerçek. Yalan mı ? Başka takım UEFA kazandı mı bu ülkede ? Boş yere alay ediyorsun.
    9 -1 ... modern zaman sovalyesi
  • gecenin fotoğrafı

    .
    gecenin fotoğrafı
    17 ... buongiorno principessa
  • kitap alıntıları

    .
    kitap alıntıları
    14 ... buongiorno principessa
  • iletişimsizlik

    .
    iletişimsizlik denildiği vakit, ifade biçimlerinin başarısızlığını anlamak gerektiğine inanıyorum. En nihayetinde sadece "konuşmuş olmak için konuşan" tipteki insanlar tarafından Temeli "gevezelik" üzerine kurulmuş ilişkilerin sessizliğe dair alerjisi mevcuttur.

    iletişimsizlik özünde sadece konuşmamak değildir, bazen anlamsız şekilde fazla konuşmaktır. Dilden anlamsız ve darmadağın bir şekilde dökülen tüm kelimelerin içinde kaybolmak bir iletişim biçimi olamaz. bu bahsettiğim davranış biçimini, yani; sadece toplumda varlığını belli etmek üzere içgüdüsel reaksiyonları ve "kalıpları" tüm hayatına monte etmiş olan insan sayısı epey fazladır. Bu elbette yeni bir olay değil fakat üstesinden gelinmesi gereken bir olaydır.

    En nihayetinde, tüm bunlardan bahsetme gayreti gösterirken kimsenin karakterine ya da hayat tarzına atıfta bulunmak niyetinde değilim. Lakin yaşadığımız dönem içerisinde bazı "etiket" vari kavramların kullanılması ve kabullenilmesi bu denli kolaylaşmışken bunu fark edip, bu noktada dikkatli olmak gerektiğine inanıyorum. Zira sadece sosyal olmak ya da sosyal "görünmek" için temeli çürük ilişkiler yaratmanın gerekliliği konusunda gayet kuşkucu fikirler taşıyorum.

    Bu noktada Yaratılabilecek davranış ve düşünce varyasyonları epey zengindir ve gidişat ancak olaylara göre şekillenebilir. Lakin bir kişiyle iletişim konusunda sorunlarınız varsa, üzerine bir etiket yapıştırıp rafa kaldırmaktan ziyade, onunla olan ilişkilerinizde bakış açınızı değiştirmeye gayret edin.
    13 ... buongiorno principessa
  • imperial march

    .
    Erkin Koray içeren editasyonunu tercih ettiğim şaheser.

    https://youtu.be/peRf5gBR_R0

    Son derece orijinal bir fikir olmakla birlikte, Gecenin yıldızıdır efendim. *
    14 ... buongiorno principessa
  • anın görüntüsü

    .
    anın görüntüsü
    21 -1 ... buongiorno principessa
  • anın görüntüsü

    .
    anın görüntüsü
    22 -3 ... buongiorno principessa
  • bacısına kocan iyi pompalıyor mu diye soran abi

    .
    bunu söyleyebilen elamanın ikinci icratını düşünmek bile istemiyorum.
    5 ... kutsal cesi
  • anın görüntüsü

    .
    anın görüntüsü
    20 -2 ... buongiorno principessa
  • gecenin şarkısı

    .
    Korkut Peker - To Dervisaki

    https://soundcloud.com/korkut-peker/to-dervisaki
    9 ... buongiorno principessa
  • sevgililer günü

    .
    insanoğlunun yaradılışında öksüz bırakılan bir taraf var ise, bu, kesinlikle kişinin içinde vuku bulan hislerin ve duyguların tam manasıyla yansıtılamayacak ve idrak edilemeyecek olmasıdır. Çok yönlü bir beyin ve kemiksiz bir dil ile idare etmesi öngörülen insanoğlunun tembelliğini açığa vuran en bariz konulardan biri de, şimdilik hislerin ve duyguların yansıtılabilirliği üzerindeki başarısızlığıdır.

    Aristoteles'e göre; "Kendini bilmek, tüm bilgeliğin başlangıcıdır." kişi yalnız kalmadığı vakit derinliklerinde barındırmakta olduğu şeyleri açığa çıkaracak "soruları keşfetmeyi" başaramaz. Kişi, henüz kendisinin kim olduğu hakkında bir tanım yapamazken, arzularının sebeplerini ve doğuş noktasını keşfetmek adına henüz bir adım atmamışken karşısındaki insan için uzun vadede mutlak "negatif kaynak" pozisyonunda bulunacaktır.

    Dil, her ne kadar esnek ve kemiksiz olsa da beynin kıvrımlarından destek almadığı sürece yararsız bir et parçasıdır ve çoğu zaman zararlıdır da. Kanaatimce, kişi kendini tanımaya başlarken dil ve fikirleri/düşünceleri hatta kabaca beyni ile sağlam bir şekilde bağlantı kurmak zorundadır. Bunun amacı "sosyallik" adını verdiğimiz, günlük rutin ve suni konular üzerinde pratik refleksler ile efor sarf etmek değil, kendine cevaplamakta zorlanacağı ve bu zorluk sonucunda "farkına varılabilecek" olguları/şeyleri açığa çıkarmak maksadıyla sorular üretmektir. *
    Kendi üzerinde uğraş sarf eden kişinin zihninde toparlamış oldukları ve belki de artık "kriterleştirdiği", "kendince" doğruluğundan emin olarak kalıplaştırdığı fikir ve düşünceleri sayesinde, yine kendi içerisindeki "
    hisleri ve duyguları "daha belirgin ve anlaşılır" bir şekilde yansıtacaktır. J.j. Rousseau'ya göre; "dünyadan başka kitap, hayattan başka eğitim yoktur." kendi içimde haklılık payı verdiğim bu düşünceyi hepimizin ruhuna yapışmış ve ya yapışmak adına uğraşan taklit denilen kavramla eşleştirmek istiyorum. Bu taklit denilen olaydan tek kurtuluş, yine kişinin yaşantısı üzerindeki olay/olguları okuyabilmesi ve yorumlayabilmesidir, bunun sonucunda ise büyük ölçüde özgünlük doğar.

    ikili ilişkilerde her daim gerek fikirsel/duygusal gerekse ruhsal "berraklığın" savunucusu olan ben, her ne kadar bundan sebeple problemler yaşıyor olsam da henüz bu düşünceden vazgeçmek namına geçerli bir sebeple tanışmış değilim. Yorgunluğun verdiği nahoşluk ile spontane olarak satırlara dökme gayretinde bulunduğum fikir ve düşüncelerimi günün özelliğine dayanarak, gerek genç gerek olgun sevgili ve çiftlerimize atfetmek niyetindeyim. Yukarıda bahsettiğim "berraklığı" keşfedin, en azından çaba sarf edin. Bu berraklığı önce kişiliğinize sonra "ortak ilişkinize" kazandırmanızı tavsiye ederim. sevgililer gününüz kutlu olsun.
    16 ... buongiorno principessa
  • gecenin şarkısı

    .
    Yıldızlar yerinde güzel, bırak dursun...

    Barış Manço - Shape Of My Heart *
    https://soundcloud.com/ke...s-manco-shape-of-my-heart

    (bkz: kerkayas)
    13 ... buongiorno principessa
  • hesaplaşma

    .
    ikinci Dünya savaşında meydana gelen bazı olay ve operasyonları konu alan ve okurken zamanın su gibi aktığı 392 sayfalık atakan büyükdağ kitabıdır. Diyalogların günümüz diline çevrilmesi, bol fotoğraf ve aynı zamanda yumuşak anlatım dili sayesinde okuması keyifli olan ve yazarın baz aldığı operasyonlar(özellikle atom bombasının icrası) hakkında doyurucu bilgiler içeren bu eser, ikinci dünya savaşı meraklıları için birinci seviyede geçerli bir tavsiyedir.
    11 ... buongiorno principessa
  • devlet bahçeli

    .
    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında (13/02/2018);

    Devlet Bahçeli’nin “Gerekirse ben de Afrin'e giderim sözümü alaya alanlar, yüreğiniz yetiyorsa şehitlerimize laf söyleyin alnınızı karışlayalım” sözleri dikkat çekti.(oda tv.)

    buyurun faşizmin ahlak anlayışını siz yorumlayın. yazık bu kişi milyonlarca oy alan bir partinin başında.

    ölenler üzerinden hemde tahrik unsurlarını en öne alarak prim yapmaya çalışıyor.
    4 -2 ... baris hemen simdi
  • soyumun capon imparatorluğuna dayanması

    .
    e-devlot'ta çıkan gerçek .

    soyum capon imparatorun makarimasu'ya dayanmak da ve en büyük dedemin kardeşinin amcaoğlu'da son samuray çıktı.
    halamın ninesinin yengesi de geyşa imiş (seks işçisinin asili yani)
    bundan lütfen saygılı olun hattori hanzo kılıcım yanımda.

    ekleyelim hanzo'da uzaktan eniştem imiş

    biz öyle trabzon dönmesi maraba gibi çakma osmanlı torunu değil harbi capon imparatoru torunuyuz.

    asil ırk üstün insan yani'm.

    füji dağı kadar capon, akaishi kadar şinto'yuz.

    aferin.

    not: 1/2 'ye yakında 850 yıllık (bilinen) trabzonluluk var. dönmeyiz zaar.
    2 ... baris hemen simdi
  • 38 saat hiç uyumadan satranç oynamak

    .
    Zihinsel ve bedensel işkence çekmek istemeyen, aklı başında hiç bir satranç oyuncusunun yapmaması gereken durumdur.

    Ayrıca blitz ve bullet oyunları kesinlikle tadında bırakmalısınız. Bol bol soru çözün, oyun ortası ve oyun sonu çalışın 6 saati geçmemek şartıyla...

    Açık ve net evet.
    3 ... chessplayer
  • bir sözlük yazarını bir görselle anlat

    .
    Bir intikam soslu ayna mahruti ayarı değildi,italik harflerle yazılmış sözcüklerin kumsaldaki gölgelenmesi,
    dalgaların uslandıran sarılması demiştim,ilk gördüğüm kocaman gözlerinde,

    biz aşk'a hizmet için ruhumumuzu lilith'in kanatlarıyla sardigimizda talmud daha inmemisti mavi gözlü dünyaya,

    "Biz iki küçük çocuktuk aslında"

    asperger sendromuna rakı içirme terapilerine daha baslanmamis,
    arpanın maya tutmamış sarı saçlarınin rahmine güneş doğmadığında,

    Bir yosunun ayak izlerindeki

    eli ayağı nasırlı kadınlar severdim,
    çıplak bedenlerini örtü yerine öperken,biz küçük çocuktuk daha,

    "Şiiren"

    bir sözlük yazarını bir görselle anlat

    Fotoğraf:akyaka balıkçı iskelesi
    33 -2 ... nana godi
  • chp li vekilin pedofili beğenisi

    .
    bu chp’li vekil muhtemelen bir süre önce ensar vakfını aynı eylem üzerinden eleştirmiştir. Kendi yapınca hack olur, karşıt görüşü yapınca kesin doğrudur. riyakar ibneler sizi, pedofilinin dini imanı siyasi görüşü olmaz, bu hastalıklı kişiler toplumdan soyutlanmalı.
    33 -3 ... kedilerinbabasi57